mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2011 Pazar

DÖNDÜÜÜM!! I'M BACK !! =))

Merhaba sevgili az ve tarz'cılar,

Sevgili arkadaşlarım, burada tanıştığımız takipçilerim ve yeni takipçi adaylarım,kısacası beni yalnız bırakmayan herkes... Her birinize tek tek, kocamaan ve mutlu bir merhaba =)

Öncelikle bu kadar uzuuuun bir ara vermiş olduğum için çok özür diler ve bu içten özrümü kabul etmenizi umarım; tembellikten başka hiçbir mazeretim yok maalesef :(... Amaaaa iyi haber şu ki; tekrar bu kadar tembelleşmeye de hiç niyetim yok. Bu kez çok daha kararlı bir şekilde yazmaya devam edeceğim. Allah izin verirse tabii ki :).

İlk kez burada yayınlayacak olduğum yeni yazıların dışında, ara ara Creativ Dergim için dört yıldan bu yana yazmış olduğum yazılardan veya röportajlardan seçmeler de ekleyeceğim. Hayır hayııır... Kolaya kaçmak için değil; o yazılar da benim birer parçam olduğu, keyifli yazılar olduklarını düşündüğüm (umarım sizler de öyle düşünürsünüz) ve işe-güce, günlük dertlere ara vermek istediğinizde ziyaret ettiğiniz keyifli duraklardan biri, mümkünse en sevileni olabilmek için.

'Sevileni' demişken, bu konuda da yazmak istediğim şeyler var elbette ... Eğer beni ve yazılarımı sevmeye, desteklemeye devam ederseniz; kim bilir belki bir gün yüz yüze görüşüp konuşabileceğimiz, iyi veya zor zamanları paylaşabileceğimiz bir aileye dönüşebiliriz. Neden olmasın? Her şey önce hayal etmekle başlamıyor mu?...

Biz de başlayalım öyşeyse. Haydi hayırlısıı :)...

28 Nisan 2010 Çarşamba

Dünyanın en güzel kokusu ile randevu


'Dünyanın en güzel kokusu' deyince, hangi isimleri sıraladığınızı duyar gibiyim; hanımeli, nergis, sümbül, leylak, gül, vanilya ve daha kim bilir neler... Ama hayır, bilemediniz. Benim için dünyanın en güzel kokusu, gerçek bir tarla domatesinin kokusuydu bugün.

Ya siz? Tepesindeki o yeşil bölümü kopardıktan sonra burnunuzu dayayıp, derin derin içinize çektiniz mi hiç? En son ne zamandı? Cevabınız "Hayır, denemedim" ise yanıtım "Denemek için ne bekliyorsunuz?" olacak.

Ben bugün yine -sık sık yaptığım bir şeydir çünkü- bir domatesin dibini kokladım ve kokunun sadece burnumda kalmasına izin vermedim. Burnumdan kalbime, hücrelerime, iliklerime ve vücudumun her bir zerresine kadar yayıldı. Bir tür huzur da yayıldı kokuyla birlikte içime. Çocukluğuma gittim. Anneannemin bahçesinden kopardığım domatesle buluştu yine kalbim, gözlerim, tüm duyularım.

Mutluluk olup dudaklarıma ulaştı, gülümsetti beni yine... Bir çocuk gibi gülümsedim hem de... Bir çocuk gibi sevindim. Tazelendim, dirildim. Ne kadar şanslı olduğumu duyumsadım bir kez daha. Anılarla dolu bir hafızam, koku alan bir burnum, aldığı kokuyu mutluluğa dönüştürebilen duygularım olduğu için... Gülümseyebildiğim, yürüyebildiğim, yemek yiyebildiğim ve bunu yaparken büyük bir zevk alabildiğim için...

"Ne de marifetli domatesmiş, abartmayalım" dediniz; duydum :)... Evet, öyleydi. Dinlemeyi bilirseniz, tüm güzelliklerde vardır bu marifet. Tüm güzellikler ise doğada ve doğallıktadır bence.

İşte bu nedenle; hepinize doğa ile, doğallık ve güzellik ile dolu bir hayat dilerim.

Ozanay Alpkan